13 Haziran 2010 Pazar

Rahmet Ayları Üç Aylar Başladı






Müminlerin heyecanla beklediği Üç Aylar bugün başladı.
13/06/2010 - 11:25
Müminlerin heyecanla beklediği Üç Aylar'ın başlangıcı olan Recep ayı, bugün başladı. Mü’min yürekler, Recep ayı ile başlayıp Şaban ayı ile devam eden, rahmeti, feyzi ve bereketi bol olan Ramazan ayı ile noktalanan bu huzur ve maneviyat mevsiminden en iyi şekilde faydalanabilmek için bol bol Kur’an okuyup, camileri dolduracaklar ve Rablerine yakaracaklar. İlahiyatçılar, bu ayları en iyi şekilde değerlendirmek için tevbe etmeyi, bol namaz kılmayı, oruç tutmayı, Kur’an okumayı, sadaka vermeyi, camilere gitmeyi ve bol bol dua etmeyi tavsiye ediyorlar.

Müminlerin heyecanla beklediği Üç Aylar'ın başlangıcı olan Recep ayı, bugün başladı. Mü’min yürekler, Recep ayı ile başlayıp Şaban ayı ile devam eden, rahmeti, feyzi ve bereketi bol olan Ramazan ayı ile noktalanan bu huzur ve maneviyat mevsiminden en iyi şekilde faydalanabilmek için bol bol Kur’an okuyup, camileri dolduracaklar ve Rablerine yakaracaklar.
MAĞFİRET AYLARINDAYIZ
Üç aylar ismiyle tanınan bu rahmet mevsimi, içinde barındırdığı özel geceler, Allah'ın rahmetinin müminlere bol bol ikram edildiği, mağfiretinin, lütuf ve kereminin sağanak gibi yağdığı zaman dilimleri olarak bilinir Bu aylar insanlara, durup düşünmenin, geçip giden zamanın değerini idrak etmenin ve daha iyi değerlendirmenin çaba ve imkanlarını sunar Günlük hayatın koşuşturması ve yoğun temposu içinde insan, zaman zaman gönül âlemine nazar kılma ve içe doğru bir yönelişi yaşama ihtiyacı duyar. Kılınan namazlar, tutulan oruçlar, verilen zekâtlar bu aylarda bir farklılık kazanır İbadetler bir başka huşu içerisinde yapılır. Hakk'a olan bağlılık yeni bir boyut kazanır
TÖVBE EDEBİLİR, ORUÇ TUTABİLİR, KUR’AN OKUYABİLİRİZ
Rahmet penceresinin sonuna kadar açıldığı bu aylarda mü’minler için büyük fırsatlar vardır. Üç aylarda özellikle günahlara karşı içten gelerek tövbe edebiliriz. İçten gelen pişmanlık ve hâlis niyetle yapılan tövbeler insanı günahlarından arındırır. Daha sonra bu duygu, gönül dünyamızda bir ışık yakacak ve bizi kulluk ve vazife aşkıyla hayırlı ve faydalı işler yapmamıza vesile olacaktır. Bu günlerde Allah Resulü'nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu biliyoruz. Biz de elimizden geldiği kadar oruç tutabilir ve imkânlarımız nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirebiliriz. Bu mübarek günlerde mealiyle birlikte anlayarak bir Kur'an okuma seferberliği başlatabiliriz. Bu vesileyle evimizde ayrı bir bereket olacak ve Kur'an'ın nuruyla içimiz aydınlanacaktır.
CAMİLERE GİDEBİLİR, SADAKA VEREBİLİR, BOL BOL DUA EDEBİLİRİZ
Herhangi bir vakit namazı kılmak için büyük bir camiye gidebiliriz. Bu, kulluk şuurumuzu coşturacaktır. Bu şekilde Allah'a kul olmanın engin hazzını iliklerimize kadar hissetmiş olacağız. Bu ayda fakir fukaraya, başı okşanmaya muhtaç yetimlere, kendisine bakacak kimsesi olmayan dula, yaşlıya sadaka için özel bütçe ayrılmalı. Mübarek geceleri bütün ev halkı ile bir bayram neşesi içerisinde geçirebiliriz. Peygamber Efendimiz, üç aylara eriştiğinde diğer günlere nazaran ibadetlerini daha da artırıyor ve sık sık şu duayı okuyordu: "Allahümme bârik lena fî recebe ve şa'bân ve belliğna ramazan - Allah'ım Recep ve Şaban ayını bize bereketli kıl ve bizi Ramazan ayına ulaştır." Bizler de bu günlerde bu duayı rahatlıkla ezberleyip çokça okuyabiliriz.




Üç ayları en iyi nasıl değerlendirelim?

İnsan ruh dünyası ve yaratılıştan sahip olduğu kabiliyetleriyle diğer varlıklardan tamamen farklılık gösterir. O bazen meleklerle atbaşı yarışırken bazen de insanlıktan tamamen aşağı derecelere düşer ama inanmış ise Hz. Adem gibi hatasını anlar ve affı için gece-gündüz istiğfar edip kendisi hakkında af hükmünü bekler.

Kullarına rahmetiyle muameleyi kendisine şiar edinen Hz. Allah (c.c) Kur’an-ı Kerim’in değişik ayetlerinde "Rahmân’ın kulları" vasfıyla meleklerle aynı kefeye koyar melekleşmiş insanları: Onlar öyle kimselerdir ki yeryüzünde mütevazı olarak yürürler cahiller kendilerine laf atarsa "selâm" der geçerler.

Gecelerini Rabb’lerine secde ederek O’nun divanında durarak geçirirler. Rahmeti sonsuza el açar: Rabb’imiz cehennemin azabını bizden uzaklaştır der yalvarıp yakarırlar. Ve yine onlar yalan ve boş sözün yanında bulunmaz şayet boş ve faydasız olan bir söze maruz kalırlarsa da fitneye sebep olmamak için vakar ile geçip giderler.



BU FIRSATI KAÇIRMAYIN!

Bu günler herkesin ferden ferde "öze dönme günleri"dir. Herkes kendi muhasebesini yapmalı; amellerini ebedi yolculuğu için yaptığı hazırlıklarını bir daha kontrol etmeli. Allah Rasulü’nün (s.a.s.) kavuşmak için "Allah’ım! Hakkımızda Receb ve Şaban’ı mübarek kıl ve bizi Ramazan’a eriştir" diye Rabb’ine dua edip hasretini dile getirdiği bu günler çok iyi değerlendirilmeli.

Diller Kur’an’ı yeni nazil oluyormuşçasına okumalı ve kendisini ona tek muhatap bilmeli.. Kur’an’la coşan gönüller istiğfar ve tesbihlerin ferahlatıcı ikliminde sükunete ermeli.. Siyasetle kirlenmiş beynimiz tefekkürle günahlarla kirlenmiş ruhumuz da zikirle temizlenmelidir. Allah’a en yakın olduğumuz an olan secdeye başımızı koyduğumuzda Dost’a yakınlığın heyecanı sinelerimizde derinlemesine duyulmalı ve kalp atışlarımız ritmini değiştirirken gözyaşlarımız bu vuslata ayrı bir boyut kazandırmalı...

Ve sonunda kazanılan bu boyutu bir fırsat ve şefaatçi bilerek kıpırdayan dudaklarımız mağdur ve mazlum İslam alemini hatırlayıp onlara zulmeden zalimleri dil-i Mutlak olan Allah’u Teâlâ’ya havale etmeli... Bu vesileyle bütün okurlarımızın üç aylarını kutlar İslam alemi için hayırlara vesile olmasını Rahmet-i Sonsuz’dan niyaz ederiz.

Üç ayları değerlendirme adına neler yapabiliriz?

Öncelikle ciddî bir nefis muhasebesi yapabiliriz. Günümüzde özeleştiri dedikleri nefis muhasebesi aslında insanın bulunduğu noktayı belirlemesi açısından çok önemlidir. "Ben nereden geldim? Bu dünyaya gönderiliş amacım ne? Şimdi ne yapıyorum? Nereye gidiyorum?" sorularını kendimize sorarak tefekkür iklimine açılabilir hayatımızın artı ve eksilerini çıkarıp bir bilanço hazırlayarak durumumuz hakkında bir değerlendirme yapabiliriz. Bu şekilde yapmış olduğumuz hataları ve günahları daha iyi görme fırsatını yakalamış olacağız.

Tövbe etmeliyiz

İkinci olarak da bu günahlara karşı içten gelerek tövbe edebiliriz. Zira içten gelen pişmanlık ve hâlis niyetle yapılan tövbeler insanı günahlarından arındırır. Daha sonra bu duygu gönül dünyamızda bir ışık yakacak ve bizi kulluk ve vazife aşkıyla hayırlı ve faydalı işler yapmamıza vesile olacaktır.

Oruç tutabiliriz

Bu günlerde Allah Resulü’nün diğer günlere nazaran daha çok oruç tuttuğunu ve devamlı hayır yapma peşinde olduğunu görüyoruz. Biz de elimizden geldiği kadar oruç tutabilir -aynı zamanda bu Ramazan’a hazırlık da olur- ve imkanlarımız nispetinde muhtaç olan insanlara maddi yardımlarda bulunarak onları sevindirebiliriz.

Bol bol Kur’an okuyabiliriz

Bu mübarek günlerde mealiyle birlikte anlayarak bir Kur’an okuma seferberliği başlatabiliriz. Akşamları fazla değil on veya yirmi dakikamızı bu işe ayırabiliriz. Her gün Kur’an’ı mealiyle birlikte okuyup öğrenerek tefekkür edebiliriz. Bu vesileyle evimizde ayrı bir bereket olacak ve Kur’an’ın nuruyla içimiz aydınlanacaktır.

Camilere gidebiliriz

Herhangi bir vakit namazı kılmak için büyük bir camiye gidebiliriz. Bu kulluk şuurumuzu coşturacaktır. Bu şekilde Allah’a kul olmanın engin hazzını iliklerimize kadar hissetmiş olacağız. Bunun dışında yakınlarımızı ziyaret için özel zamanlar programlayabiliriz. Yüce Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de akraba ziyaretlerine yaptığı ısrarlı vurgu dikkate alınırsa bunun karşılığında verilecek sevabın derecesi de anlaşılmış olunur. Bu aylarda fakir fukaraya başı okşanmaya muhtaç yetimlere kendisine bakacak kimsesi olmayan dula yaşlıya sadaka için özel bütçe ayrılmalı. Mübarek geceler bütün ev halkı ile bir bayram neşesi içerisinde geçirilmeli.

Tatilde ruhunuz da dinlensin

Havaların ısınmasıyla tatil dönemi başladı. İyi bir tatil elbette herkesin hakkı. Ancak tatili sadece bedenin dinlendirilmesi olarak anlamak eksik bir tatil anlayışı olur. Tatilde bedeninizin hakkını verirken ruhunuzun da hakkını verin. Yani bol bol Allah’a teşekkür edin manevi gelişiminizi sağlayacak eserler de okuyun ve kâinatın sırlarını kavramaya çalışın.


Ali İhsan Er Hayatıfarket.com.tr

1 yorum:

Fransa'dan Serif Karaca dedi ki...

BU SENEKI UC AYLAR MEMLEKETIMIZE VE INSANLARIMIZA BOL BEREKET VE HUZUR GETIRSIN INSALLAH.